Çeşme:

                  Çeşme İzmir'den 75 km uzaklıkta İzmir’in  en renkli beldelerinden biridir. Son zamanlarda diğer büyük şehirlerimizde yaşayanların ve ünlü sanatçılarımızın da sıklıkla ziyaret ettiği bölge  hem gece hayatı hem de plaj yaşamıyla artık çok tercih edilen popüler bir yer olmuştur. Tabi ki sualtı güzelliği ile de. Çeşme adı tarihte ilk Ionia'nın en önemli kentlerinden birisi olan Erythrai'nin iskelesi olarak geçer. Zamanla Lydia, Pers, Bergama krallığı, Roma ve Bizans egemenliğine geçen Çeşme her dönemde önemli bir liman kenti olmuştur.   Yarımadanın güney batı ucunda bulunan bu ilçemizde Osmanlı Rus deniz savaşlarında batan Yevstafiy adlı kanyona ait arkeolojik araştırmalar sırasında bulunan  eserler  Çeşme kalesinde sergilenmektedir, ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ederiz.  1870 yılında Çeşme limanı açıklarında  meydana gelen bu savaşta batan diğer kalyonlarda bu sularda yatmakta olup yeni bir arkeolojik girişimi beklemektedir.  Dalyanköy ise Çeşme merkezine 5 km kadar bir mesafedeki balıkçı kasabasıdır. Özellikle balık lokantaları ile hayli meşhur bu bölge akşam saatlerinde Ege'nin en taze balıklarını ve kendine özgü ot ve mezelerini yemek isteyen misafirlerle dolup taşar.  Rüzgarları ile de son derece meşhur olan bu ilçemizin   Alaçatı beldesi ise bütün dünyadaki sörf meraklıları tarafından  rüzgar sörfü için en  iyi yerlerden biri olarak gösterilmektedir ve dünya şampiyonalarına ev sahipliği yapmaktadır.

Yatak odası :

           Derinliğin 40 metreye kadar gittiği bu ada  yaklaşık 8-10 metre derinlikte yer alan muhteşem mağarası ile ünlüdür. Bu mağaraya varmadan önce altından geçilen kemer ise bütün dalıcıların özellikle sualtı fotoğrafçılarına çekmek istedikleri çok güzel görüntüler verir. Bilhassa mağaranın içi ve girişleri süngerlerle kaplı olup oluşturduğu renk cümbüşü ile makro ve geniş fotoğraf çekimleri için idealdir. Mağaranın içinden dışarı doğru baktığınızda karanlığın önündeki turkuvaz renkli mavilikler sizi büyüleyecektir.  Bu bölgeye iki dalış yapıp hem geniş açı hem de makro fotoğraflar çekmenizi tavsiye ederiz.   Akdeniz foklarının da ziyaret ettikleri bu ada genellikle günün son dalışı için tercih edilir.

88 Taşları:  

                   Eşek adasının  güney tarafında bulunan bu dalış bölgemiz poyraz havalarda tercih ettiğimiz dalış noktalarından biridir. 43 metre derinliğe kadar giden bu dalış bölgemizde kayalık dip yapısı 20 metrelerden başlar.  Sazlıkların arasında yer alan ahtapotlar  pinalar ve sübyeler ilk bakışta ilginç gözükmese de  25 metrelerde başlayan kayalık dip yapısı ile bir hareketlilik başlar. 30 metre civarında roma döneminden kalma birçok anfora vardır. Anforaların arasında müren görme ihtimali hayli yüksektir.   Bu bölgede ayrıca eşkina yani kaya levreği balıkları sürü halinde bulunmaktadır. Bol miktarda olmasa da ıstakozlarda bu bölgenin canlıları arasında yer alır.  İleri düzey dalıcılar için derin kısımları - başlangıç düzeyindeki dalıcılar için ise daha sığ olan güney kısımları  uygundur.

Ayrık Taş (Yarık Kaya):

                 Eşek adasının kuzey ucunda yer alan bu dalış bölgemiz en güzel noktalardan biridir. Birbirinden farklı en az 3 dalış parkuru vardır.  Uçuş duvarı olarak adlandırdığımız bölge 35 metreden 42 metreye düşen bir duvardır, bu duvarda balık ağlarının yarattığı manzara görülmeye değerdir. Tabi ki oyuklarda yaşayan ıstakozlar ve diğer canlılar ise bu duvarı ziyaret eden dalıcıları   ev sahibi olarak iyi bir şekilde ağırlarlar.  Ayrık taş ismini en uçtaki büyük kaya parçasının ana karadan koparak yaklaşık 1 metre civarında ayrılması yüzünden almıştır. Bu çatlak kesimde su derinliği 1 ila 2 metre civarındadır ve bir tarafından diğer tarafa yüzerek geçmek çok keyiflidir. Hemen kıyıdan 18 metreden başlayıp 26 metrelere inen bir diğer sığ duvar daha vardır, ve başlangıç düzeyindeki dalıcılara yukardan güzel manzaralar sunar.    

Monem Batığı:

               Alman yapımı olan gemi 1079 sıra nosu ile  1956 yılında inşa edilmiştir.  Bir gemi söküm firması tarafından Aliağa gemi söküm tesislerine götürülürken dalıcılar açısında çok büyük bir şans eseri, sahipleri tarafından üzücü bir şekilde Dalyanköy limanının batı tarafında yer alan sığlıkların yakınında batmıştır. Derinlik en fazla 18 metredir, bu yüzden geminin iki ana direği su üstünde kalmıştır.  Yaklaşık 70 metre civarında olan gemi karinası üzerinde gayet düzgün bir şekilde durmaktadır. Geminin kaptan köşkü bütün dalıcıların keyifle ziyaret ettiği noktalardan biridir.   Riskli olduğundan geminin içine girilmemesinde fayda vardır.  Şnorkelli dalıcılarında çok rahat dalış yapıp seyredebildiği bu gemi bütün dalıcıların mutlaka dalması gereken bir bölge haline gelmiştir.  

Barakuda Taşları:

              Makri adalarının çok yakınında yer bu dalış noktası 10 metre den başlayıp 50 metrelere giden güzel bir dip yapısına sahiptir. Çok zengin ve renkli bir sualtı yaşamını barındırır. Şanslı iseniz barakuda sürülerine rastlayabileceğiniz bir yerdir. Dalış 12 metrelik zemine varıldıktan sonra doğuya doğru başlayıp daha sonra dairesel bir rota izleyerek yapılır. Tecrübeli dalıcılar 40 metrelere kadar giden rotayı izlediklerinde sinarit ve kaya levreklerini görebilirler.  

Noname:  

            Makri adasının Dalyanköye yani  güneye bakan kısmındaki bölgeye verdiğimiz isimdir.  Poyraz havalarda tercih ettiğimiz dalış bölgelerinden biridir ve başlangıç seviyesi dalıcıları için, eğitim için, deneme dalışı için ideal bir bölgedir. 15 metrelere kadar giden bu bölgede ege denizinin sık rastlanan balıklarında sargoz ve karagözlerden bol miktarda görmek mümkündür.  Eğer çok dikkatli iseniz ve şansınız varsa eriştelerin arasında deniz atı görebilirsiniz.

Kumbara:

                   Makri adalarının koyun adası tarafında kalan adanın sakız tarafına yani batı tarafında yer alan bir sığlıktır.  Kumbara adını vermemizin nedeni hemen her dalışımızda sinarit orfoz gibi az rastlanan balıklardan görmemizdir.  Bu resifin üst kısımları 16 metreye kadar yükselir ve bir duvar gibi derinlere doğru alçalır. Kovuklar arasındaki canlılar ve güneş ışığının güzel oyunları sualtı fotoğrafçıları için bölgeyi doyumsuz hale getirir.  Fakat sualtının renkli dünyasına kapılıp hava kontrolünü yapmayı unutmamak gerekir.  

Göbek Taşı:

                    Eşek adasının mercan boğazında yer alan bu resif çok büyük bir alan yayılmıştır. 16 metrelerden 55 metrelere kadar giden bir yapıya sahiptir. Durgun havalarda tercih ettiğimiz bu bölge bembeyaz kumluk zemin ortasında yükselen kayalarıyla fotoğrafçılar için güzel manzaralar oluşturur.  Akyalar sinaritler ve barakudalar gibi balıklarıda zaman zaman görmek olasıdır.  Tecrübeli dalıcıları daldırdığımız bu bölgede dalış öncesi akıntıya dikkat etmek gerekir eğer kuvvetli ise dalmamakta fayda vardır.

Patlak Taş:

                    Eşek adasının güney ucundan dalyanköy tarafına doğru yaklaşık  500 - 600 metre açıkta yer alan su üstüne  yarım metrelik taşma yapan bir resiftir.  Açık suda olduğu için her havada dalış yapamadığımız bu bölge 16 metre civarına kadar duvarlar ve irili ufaklı kaya parçaları olan dip yapısına sahiptir.  Ege denizinde yaşayan balıklarımızdan Melanur Karagöz Sarıgöz  Çipura Orfoz Mürena gibi balıkların yanında bazen Barakuda ve Akya sürülerinede rastlanmaktadır.  Her seviyedeki dalıcıya uygun olan dalış rotası yaklaşık 40 dakikalık bir dalışa müsaade eder. 

Müze:

                       Ege Üniversitesi Su ürünleri fakültesi tarafından  yapılmış yapay bir resiftir.  14 metrelik bir derinliğe sahiptir ve yapılan ilginç uygulamalar sütunlar sualtında güzel görüntüler oluşturur. Sualtı fotoğrafçıları için farklı fotoğraflar çekmek için uygun bir yerdir. 

Ildırı Mağara Resifi :

                     2004 yılında dalışa açılan bu bölgedeki  mağara resifi en güzel dalış yeridir.  Resifin batıya bakan tarafında güneyden kuzeye doğru yaklaşık 70 metre uzunluğunda bir duvar uzanmaktadır.  Üst  kısmı yüzeye  8 metre derinlikte olan bu duvarın  derinliği  12 metreden 35 metre derinliğe kadar gitmektedir.  21 metrede  birbirine bağlı 3 adet mağara bulunmaktadır ve bu mağaralardan resifin ortasında 12 metre derinliğe çıkan iki adet baca vardır.  Işık oyunlarının harika olduğu bu resif sualtı fotoğrafçılarınında çok hoşuna giden bir bölgedir.  Tabi ki böyle bir resifte çok canlı bir yaşamda vardır. Hemen her tür balığa rastlamanız mümkündür.  Dip yapısı bulanmaya çok müsait olduğu için acemi dalıcıların mağaraya girmesi uygun değildir.   Balık çiftliklerine yakın olan bu bölgede görüntü her zaman çok berrak değildir.


Ildırı Fener Adası:

                          Fener adası Mağara resiflerine çok yakın bir adadır.  Adanın kuzey tarafında başlayan eğim 35 - 40 metrelere kadar çok güzel kavuklar ve girintilerle doludur.  Sualtı manzarası gerçekten çok güzeldir bol miktarda sarı tüp süngerlerine ve kırmızı süngerlere rastlayıp kayaların karanlık kısımlarında ise çiçek mercanları görebilirsiniz.


Orkinos Çiftliği:

Ildırı bölgesinde yer alan bu çiftlik Aquadem firmasına aittir. Yaklaşık bir buçuk saat süren bir yolculukta ulaşılır ve 50-60 metrelik bir derinlikte 30 metre derinliğe sahip ağdan havuzların içinde yüzlerce orkinos beslenmektedir. Burada dalış yapabilmek için en az Advanced seviyesinde dalıcı olmak gerekir. Orkinosların arasında 300 - 400kg büyüklüğe kadar olanları vardır ve muhtemelen dalış hatıralarınız arasında özel bir yere sahip olacaktır bu bölge.